05

Tem'18

Hal Zarfları (Modaladverbien)

0 Yorum Yok | yunuskaytan

Almanca da Halzarfları diger bir deyisle Modaladverbien Nasıl, ne biçim, ne tarzda, sorularına cevap veriren kelimelerdir.

..

wie

– nasıl, gibi

auf welche Art

– hangi tarzda

auf welche Weise

– hangi biçimde



Bu zarflar sırasıyla:



anders  

– başka türlü

allerdings  

– şüphesiz

auch  

– dahi, de da

besonderes  

– fevkalâde, bilhassa, hele

etwas  

– takriben, biraz

auswendig  

– ezbere

genug  

– yeter

keinesfalls  

– hiç bir surette



beinahe  

– hemen hemen, neredeyse

derart  

– o şekilde

eben

– tam bilhassa

ebenfalls  

– bilmukabele, ayni şekilde

freilich  

– elbette (Bayern de kullanılır)

gar nicht

– asla

gern

memnuniyetle, seve, seve



nicht  

değil

gleichfalls  

– aynı şekilde, sizede

gegebenenfalls

– aksi halde^

mindestens  

– hiç olmazsa, en aşağı

mehr  

– çok, daha çok

sogar

– hatta



sicherlich  

– şüphesiz

sehr  

çok

nur  

– yalnız, sırf

so  

– böyle, böylece

schriftlich

yazılı olarak

mündlich  

– sözlü olarak



glücklicherweise  

çok şükür, Allah’tan, iyi ki şanstan

massenweise  

– istediğin kadar, bol

möglichervveise  

– muhtemelen

dummerweise

– aptalca, aksine

teilweise  

– kısmen

sicherlich  

– muhakkak



vergesslich  

– boş yere, unutkan

umsonst  

– bedava, boş yere

vermutlich  

– galiba

übrigens

– bunun dışında, ayrıca üstelik

vielleicht  

– acaba, belki

wenigstens  

– en azından, bari



ja

evet

zu  

– gereğinden fazla, çok


Hal zarfları olan bir olayın nasıl meydana geldigini belirten zarflardı. Bu durumda örnekler verelim.



Er hat mir sogar einen Ring geschenkt.

O bana hatta bir yüzük hediye etti.


Sie müssen wenigstens eine Stunde warten.

– Sizin, en azindan bir saar beklemeniz gerekiyor.


Das haben wir Ihnen schriftlich mitgeteilt.

Biz bunu size yazılı olarak bildirdik.


Er wird sicherlich die Prüfung bestehen.

– O muhakkak imtihanı başaracak.


lch bin heute umsonst nach Berlin gefahren.

Ben bugün boşuna Berline gittim.


– Er will die Maschiene anders einstellen.

– O makineyi başka türlü ayarlamak istiyor.


Der Hautarzt hat nur vormittags Sprechstunde.

Cilt Doktorunun konuşma saatleri yalnız öğleden önce.


– Ich arbeite nur am Wochenende.

– Ben sadece haftasonu calışıyorum.


Wir werden möglicherweise am Samstag arbeiten.

Biz muhtemelen cumartesi günü çalışacağız.


Er kann die Straßen auswendig.

– O sokakları ezbere bilir.


Das Kind geht gerne in die Schule.

Çocuk severek okula gidiyor.


 Google +
Benzer Yazılar
Yorum Yap

İkinci Yabancı Dil - Yorumlar

  Subscribe  
Bildir
Bizi Takip Edin
a a