05

Tem'18

Almanca Ayrılamayan Fiiller Nicht Trennbare Verben

0 Yorum Yok | yunuskaytan

Almanca ayrılmayan fiiller, Almanca ayrılmayan fiillere örnekler, Almanca ayrılmayan fiiller örnekleri, Almanca ayrılmayan fiiller konu anlatımı, Almanca ayrılmayan fiiller dersi.

Bu dersimizde Almanca Ayrılamayan Fiiller (Nicht trennbare verben) konusu ile ilgili olarak ayrılamayan fiillere örnekler vermeye devam edeceğiz.

Daha önceki videolarımızda da ayrılamayan fiillerin üzerinde oldukça fazla durmuştuk, şimdi daha önce görmediğimiz bazı fiilleri daha görelim ve bunları cümlelerde kullanmayı öğrenelim.

Almanca ‘da ayrılabilen fiillere örnekler:

ab
Ich fahre morgen um 8 Uhr ab. Ich bin um 8 Uhr von Bonn abgefahren.

an
Der Zug kommt um 12 Uhr an. Ich bin um 11 Uhr angekommen.

auf
Wir hören mit der Übung auf. Wir haben mit der Übung aufgehört.

aus
Der Junge geht abends aus. Der Junge ist abends ausgegangen.

bei
Ich lege in den Brief eine Karte bei. Ich habe in den Brief eine Karte
beigelegt.

durch
Der Mann geht im Park durch. Der Mann ist im Park durchgegangen.

ein
Die Frauen kaufen auf dem Markt ein. Die Frauen haben auf dem Markt eingekauft.

mit
Das Kind geht mit den Eltern ins Kino mit. Das Kind ist mit den Eltern ins Kino mitgegangen.

nach
Der Schüler liest den Satz nach. Der Schüler hat den Satz nachgelesen.

um
Du steigst in Köln um. Du bist in Köln umgestiegen.

vor
Der Lehrer liest den Text vor. Der Lehrer hat den Text vorgelesen.

vorbei
Mein Freund kommt oft vorbei. Mein Freund ist oft vorbeigekommen.

weg
Mein Hund läuft manchmal weg. Mein Hund ist manchmal weggelaufen.

zu
Er nimmt ständig zu. Er hat ständig zugenommen.

zurück
Papi kommt um 20 zurück. Papi ist um 20 Uhr zurückgekommen.

zusammen
Der Bus stoßt mit dem PKW zusammen. Der Bus ist mit dem LKW zusammengestoßen.

Almanca ‘da ayrılamayan fiillere örnekler:

be
Wen besucht ihr? Wen habt ihr besucht?

emp
Ich empfehle dir den Salat. Ich habe dir Salat empfohlen.

ent
Columbus entdeckt Amerika. Columbus hat Amerika entdeckt.

er
Die Lehrerin erklärt die Regeln. Die Lehrerin hat die Regeln erklärt.

ge

Das Heft gehört dem Schüler. Das Heft hat dem Schüler gehört.

ver
Ich verstehe den Lehrer nicht. Ich habe den Lehrer nicht verstanden.

zer
Das Kind zerreißt das Buch. Das Kind hat das Buch zerrissen.

über
Die Sekretärin übersetzt Briefe. Die Sekretärin hat Briefe übersetzt.

unter
Sie unterschreibt den Antrag. Sie hat den Antrag unterschrieben.

wieder
Du wiederholst die Wörter. Du hast die Wörter nicht wiederholt.

Başarılar dileriz.
Videoyu başlatın ve dikkatle takip edin.

RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELER

Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞRENİNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞRENLİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

 Google +
Benzer Yazılar
Yorum Yap

İkinci Yabancı Dil - Yorumlar

  Subscribe  
Bildir
Bizi Takip Edin
a a